Osmanlı tarihinde “Duraklama Dönemi” (yaklaşık 1579–1699), yalnızca fetihlerin yavaşladığı bir dönem değil; aynı zamanda devletin iç yapısında köklü sorunların ortaya çıktığı ve çözüm arayışlarının başladığı kritik bir süreçtir. Bu dönemin önemi, imparatorluğun güç kaybının fark edilmesiyle birlikte reform girişimlerinin ilk kez gündeme gelmesinden kaynaklanır.
Bu dönem, Osmanlı yöneticilerinin artık mutlak gücün yetersiz kaldığını ve bozulmaya başlayan sistemin yeniden yapılandırılması gerektiğini hissettikleri ilk büyük kırılma noktasıdır. Koçi Bey ve Katip Çelebi gibi düşünürler, devleti kurtarmak adına raporlar hazırlamış; saray içinde "ıslahat" (reform) düşüncesi yavaş yavaş kök salmıştır.
Duraklama Dönemi aynı zamanda devlet-toplum ilişkilerinin değişmeye başladığı, halk isyanlarının arttığı ve ekonomik yapının çözüldüğü bir geçiş sürecidir. Bu yönüyle hem Gerileme hem de Düşüş Dönemlerinin altyapısını oluşturur. Bu nedenle, Osmanlı tarihini bütüncül anlamak isteyen herkes için bu dönem bir dönüm noktası olarak değerlendirilmelidir.

Duraklama Döneminin Tarihî Önemi:

  • Merkezî otoritenin zayıflaması ve taşrada kontrolün kaybı

  • Reform düşüncesinin ilk kez ciddi şekilde gündeme gelmesi

  • Yeniçeri Ocağı'nın çözülmeye başlaması

  • Avrupa’daki gelişmelere karşı ilk kez farkındalık oluşması

  • Toplumda huzursuzlukların artması ve isyanların çoğalması

  • Sonraki yüzyıllarda yapılacak Tanzimat, Islahat ve II. Meşrutiyet gibi reformların zihinsel temellerinin atılması

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Altın Fiyatları
ANKARA