| Osmanlı İmparatorluğu’nun klasik döneminde, Yeniçeri Ocağı disiplini, eğitimi ve sadakatiyle Osmanlı ordusunun temelini oluşturuyordu. Ancak duraklama döneminden itibaren bu yapıda ciddi bozulmalar görülmeye başlandı. Bu bozulmalar, hem askerî başarıları hem de devlet düzenini olumsuz etkiledi. |
Devşirme Sistemi'nin Zayıflaması
Yeniçeri Ocağı, başlangıçta devşirme sistemiyle Hristiyan ailelerden alınan çocukların sıkı bir eğitimle yetiştirilmesiyle kurulmuştu. 17. yüzyıldan itibaren devşirme sistemi uygulanamaz hale geldi. Yerine, Müslüman halktan para karşılığı adam alımı başladı. Bu durum ocağın nitelikli asker gücünü zayıflattı. |
Ocaklılık Anlayışı'nın Bozulması
“Ocak, devlet içindir” anlayışı yerine “Devlet, ocak içindir” anlayışı yaygınlaştı. Yeniçeriler, siyasi nüfuzlarını kullanarak devlet işlerine müdahale etmeye ve kendi çıkarlarını ön plana almaya başladılar. Sadrazamların görevden alınmasında bile etkili oldular. |
Tımar Sisteminin Bozulmasıyla Paralı Askerler
Tımar sisteminin bozulmasıyla beraber devletin eyalet askerleri azaldı. Açığı kapatmak için sayıları artırılan yeniçeriler, savaş yeteneği düşük ve eğitimsiz kişilerden oluşmaya başladı. Bu da ordunun savaş gücünü zayıflattı. |
Askerlik Dışı Uğraşlar
Yeniçeriler zamanla ticaretle uğraşmaya, esnaflık yapmaya ve şehir yaşamına yerleşmeye başladılar. Bu durum, askerlik disiplininin tamamen bozulmasına yol açtı. |
 |
İsyanlar ve Düzeni Bozma
Yeniçeriler, merkezi otoritenin zayıflamasından faydalanarak isyanlara kalkıştılar. İstanbul’da sık sık yeniçeri ayaklanmaları oldu. Özellikle 1622’de II. Osman’ın tahttan indirilip öldürülmesi, ocağın gücünün ne kadar tehdit oluşturduğunu gösterdi. |
Sonuçları
-
Osmanlı ordusunun savaş gücü ciddi şekilde azaldı.
-
Yeniçeri Ocağı, devlete sadakatinden uzaklaşıp çıkar grubu haline geldi.
-
İç güvenlik zayıfladı, halk üzerindeki baskı arttı.
-
Askerî reformlar engellendi.
-
Bu gelişmeler uzun vadede 1826’daki Vaka-i Hayriye’ye (Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması) zemin hazırladı.
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |